Mağaralar

Alanya için bir 'mağaralar kenti' dense yeridir. Kara ve deniz mağaralarının gizemli dünyasını Alanya’da keşfedebilirsiniz. Milyonlarca yıl öncesinde varolan kara mağaralarında on binlerce yılda oluşmuş sarkıt ve dikitlerin büyülü dünyasında gezerken yeni sarkıt ve dikitlerin oluşumuna da tanık olabilirsiniz. Bu tanıklık, mağara içindeki aydınlatmanın yarattığı dekorla sizi fantastik bir sinema filminin içine sürükleyecektir. Henüz ziyarete açık olmayan Kadıini Mağarası 20 bin yıl önceki insanların Alanya’daki ilk evidir. Yarımadanın altındaki deniz mağaraları da tarihin eski çağlarından gelen efsanelere ev sahipliği yapar.

DAMLATAŞ MAĞARASI: Tarihi yarımadanın batı kıyısındaki mağaranın giriş kısmında 50 metrelik bir geçit vardır. Yüksekliği 15 metreyi bulan geçitten sonra silindirik bir boşluğa gelinir. Buradan mağaranın tabanına inilir. Yarı kristalize kalker içinde bulunan mağaranın sarkıt ve dikitleri 15 bin yılda oluşmuştur. Mağara, büyüleyici güzelliğinin yanı sıra astım hastalarına iyi gelen havasıyla da ünlüdür. Mağaranın havası yaz kış değişmez; sıcaklık 22 santigrat derece, rutubet yüzde 95, sabit basınç 760 mm’dir.

DİM MAĞARASI: Alanya’nın 12 kilometre doğusunda, 1.649 metre yüksekliğindeki Cebel-i Reis dağının yamacındadır. Mağaranın denizden yüksekliği 232 metredir. Türkiye’nin ziyarete açılan ikinci büyük mağarasıdır. 1 milyon yıl yaşında olduğu tahmin edilmektedir. İki ayrı koldan dağın içinde ilerleyen mağaranın kollarından biri 50 diğeri 360 metredir. Sarkıt ve dikitlerden oluşan mağaranın dip kısmında küçük bir göl vardır. Merdivenlerle inilip çıkılan mağaranın içindeki ortam fantastik film dekorlarını andırmaktadır.

KORSANLAR MAĞARASI: Tarihi yarımadanın altında deniz mağarasıdır. Teknelerle gidilir. 10 metre genişliğinde ve 6 metre yüksekliğinde ağzı vardır. Küçük teknelerle mağaranın içine girilebilir. Mağaranın içinden kaleye çıkan gizli bir yoldan söz edilir. Deniz dibindeki kayaların görüntüsü, mağaraya ayrı bir gizem katmaktadır.

AŞIKLAR MAĞARASI: Yarımadanın yamacında iki girişli 75 metre uzunluğunda bir mağaradır. Teknenin kayalıklara yanaşmasından sonra kayalara tırmanılarak çıkılır. Alçak tavanı nedeniyle mağaranın içinde eğilerek yürünür. Mağaranın, Damlataş tarafındaki ağzı, denizden 8 metre kadar yüksektedir ve buradan denize atlanır.

FOSFORLU MAĞARA: Yarımadanın Damlataş tarafındaki yamacında deniz mağarasıdır. Küçük tekneler mağaranın içine girebilir. Mağaranın jeolojik yapısından kaynaklanan zemini, geceleri ay ışığının yansıması nedeniyle fosfor gibi parlar. Parıltı gündüzleri de fark edilir. Gezi tekneleri, mağaranın önünde kısa yüzme molaları verir.

Tasarım & Programlama: RH Pozitif Advertising Agency
2013 Alanyum AVM | Giriş Yap